imkansızı ellerinde tutan bir çocuk
nereye koysa üstüne basarlar umudun
bırakıp gitmek ne mümkün
yanında kalmak kadar zor
uzağında durmak
sonra bazıları hesabını bile sorar
herkese sorduğun soruların
anlatamadığım herşeyi anla diye
bakıyorum
anlatamadıklarını anlamak için ya da
yol bitti..
bakışmalar ne kadar uzun sürdü
anlatamıyorsun anlatamıyorum
anlayamıyoruz..
yol bitti..
tek çare..
giderim..
inim inim inlerim ama
giderim..
yol bitti..
ya anlatırım ya giderim..
aklım durgun fikrim sessiz
bi tanecik olsun çıkmazmı ses
sebebi nedir bilemiyorum
gerçi sen varken hiçbişeye sebeb aramam
ama sensiz herşey sebebsiz
yoksun ya hani şimdi, burda degilsin ya
umrundamı ahmetin, yıkılmış dünya.
ah be, sen gördügüm bi rüya
çölde bana ait olmayan bi sahrasın
ama yinede,
sana geliyorum, sen beni hiç farketmesende
sonum belli gibi;
sana ulaşamadan yoklugundan kavrulmak
yanmaya başladım zaten bak
bak ama sakın acıma, çünki ben seni,
delikanlı gibi, adam gibi, canım gibi sevdim
arkadaş diyecegini nerden bilirdim
yoksun ya hani şimdi, burda degilsin ya
bi yorgunluktur çöktü ruhuma
agırlaştım birden,suskunlaştım
fikrim, bedenim, bide şu kahrolası,
kahrolupta param parça olası kalbim kitleniverdi
hep hayatın oyun sahnesindeydik
ama hiç bitmedi benim, sevipte sevilmeyen aşık rolüm
yakındır, emekli olur, dayanamaz bu garip gönlüm
yaa.. sensizlik böyle dayanılmaz, böyle katlanılmaz
işte böyle yaşanılmaz yapar benim için hayatı
inançtır oysa mühim olan
sevginin saflıgına, mertligine,el deymemişligine..
ben seni hakettigin gibi sevdim
ruhunu, özünü incitmedim
ama yoksun ya hani şimdi, burda degilsin ya
kırdım bütün zincirleri
rüzgardaki dallar gibiyim, esnek ve can yakan
senin yoklugundan;
küsmek, sırt dönmek, yüz çevirmek geliyor herşeye içimden
ama yine sen, yinede sen, bitek senden başka
öyle ya..
nasıl küserim sana
yada nasıl sırt dönerim o melek yüzüne
o dalga dalga, ipek misali saçlarını görürde
yüzümü nasıl çeviririm
yine bi gülüşüne kanar
bu söylediklerimin hepsini unuturum
ve bana her bakışında yeniden aşık olurum
sen gelmesende umudum
içimi yaksanda susuzlugum
ve bahar gözlerine vuruldugum..
AŞKA SORU SORULMAZ. O, İSTEDİGİ ZAMAN GELİR VE BULUR, BULDUGU İNSANI KARŞILIGINI ALANA KADAR YAKAR, KAVURUR
VE AŞKIN TEK PANZEHİRİ YİNE AŞKTIR. ONDANDIRKİ AŞKA AŞKLA KARŞILIK VERİLİRSE İNSANOĞLU BU DERTTEN KURTULUR ANCAK
HEMDE BAŞKA DERTLERE BENZEMEZ, ALIŞKANLIK YAPAMAZ, BİKAÇ DARBEDEN SONRA DOKUNMAMIŞLIK ETKİSİ VAR DESELERDE İNANMA ÇÜNKİ YOKTUR
HER AŞK DERİN YARALAR VEDE İYİLEŞMEZ Bİ HAL BIRAKIR İNSANDA. NE VARKİ, AŞK HİÇ PES ETMEZ AMA, YÜREK ELBET BU PLATONİKLİGİN BİRİNDE ÇÖKECEKTİR
DUA EDERİMKİ KİMSENİN BU HAZİN SONU BAHARDAYKEN OLMASIN.
zor olan gözlerine ilk bakışındır, çekingen ama umutlu
tahmin edebilmektir sana olan duygularını
için için erimektir bu süre zarfında zor olan
kalbinin baş köşesine habersizce gelip oturan aşkı çaresizce ve acıyla izlemektir zor olan…
zor olan sana bakan ama görmeyen gözlerini farkettiginde kapılmaktır umutsuzluga
aklına, gönlüne vede onu arayan gözlerine söz geçirememektir zor olan
durgun sessiz halini açıklamak zordur soranlara helede hiç sevmeyenlere
ve bir akşam üstü kaybetmektir sevgini bilmese bile sevdigini
işte zor olan;
gülmek isterken, aglamak
umutluyken, kırılmak
sevmek isterken, üzülmektir
zor olan haberin olmadan günah işlemektir VE kalpsizlere göre en büyük günah SEVMEKTİR
Bak sana ne dicem
belki sence saçma belki senin aklından hiç geçmedi böyle bişey
yüreginde hiç kıpırdama olmadı belkide
ama ben çarpılmışım ya
o dalga dalga saçlarına
o içten konuşmalarına
ceylanların kıskanıpta baktıgı gözlerine
vede insanı mest eden gülüşüne
hele o duruşun yokmu
hafiften aşk oturuyo insanın içine
ahh be…
bahar rüzgarı gibi savuracakmıydın
kıracakmıydın böyle dallarımı
ne ümitler kapmışken gönlüm
aklımdaki tek hayaline dalarken gözüm
ve senken her kelimem her sözüm
bir bahar rüzgarı gibi gönlüme gözüme vede sadece
sözüme çarpıp gidecekmiydin
göz göre göre sevgiyi öldürecekmiydin
off ulan offf….
senin canın sağolsun aşkın ruhu şad olsun
ne sandın ya lan ne sandın VEFASIZ
bu gönle öyle bir aşk birdaha nasıl dolsun
kayıbım; nerdeyim bende bilmiyorum
bi bakarsın çook uzaklarda
bide bakarsın hemen yanı başında
belki balık olmuşum, imkansız; çıkıpta sana gelemiyorum
belkide havadaki bi zerreyim, dudaklarından içeri giriyor
cigerlerini dolaşıyor, sana hayat veriyorum…
bir insanın,
mağmada serinlemesi kadar ihtimal veriyosun belki bana karşı bişeler hissetmene
GEL GÖR Kİ BEN;
BAŞINI GÖĞSÜME DAYAMAK,
HAVA OLUP DUDAKLARINA DOKUNMAK,
CİGERLERİNDEKİ HAVAYI SOLUMAK SENLE AYNI HAYATI PAYLAŞMAK
VE,
SENLE MAĞMADAN DAHA SICAK Bİ AŞK YAŞAMAK İSTİYORUM
SON NEFESİMİ VERİYORUM;
HAVAYA ÇARPINCA KULAGIMA ÜÇ KELİME GELİYOR…
EVET ÖLÜYORUM AMA SENİ HALA SEVİYORUM
söylemek kolaymı;
beni tanımazken, neyim neciyim bilmezken
üstelik birde burnu havadayken,
seni seviyorum demek kolaymı
nasıl oldu bilmem hoşlanıverdim işte
bi merhaban içimi yakmaya yetti
ama bilemedim bunun sonu bi felaketti
kendi kendime baglandım işte
hesaplamıştım aslında biraz zor olacagını
ama hiç düşünemedim kalbimi bu kadar kıracagını
hıh… umrundamıydı sanki,
ben üzülmüşüm, yıkılmışım belkide kahretmişim
hayata küskün, nefretli gözlerle bakmışım
ama bişeyi unutmuşum;
zaten güzel duygularla dolu kalpleri yıkmak senin işin..
şimdi sen söyle dostum
kolaymı söylemek duygularını yok sayılacaklarını bilir halde
kolaymı gönlündeki saltanatla alay edilmesi
sevip sevilmemek kolaymı
kurdugun hayallarein içinde bogulmak
feryadın bi tarafa son nefesine bile karşılık vermeyen bi zalime
seni seviyorum demek kolaymı
işte ben yaktıgın gönlümün
tüten dumanlarıyla
yıktıgın kalbimin
kırık taşlarıyla
vede vurdugun yüregimin son atışlarıyla
haykırıyorum;
bitanem seni çok ama çok seviyorum
Kapıyı sımsıkı örtüp, hatta çarpıp koşar adımlarla çıkmalıyım buradan.. Herşey sanki ben halen içerdeymişim gibi görünmeli. Işık yanmalı.. Bilgisayar çalışmalı. Dağınıklığımı aynen muhafaza etmeli odam.. Yatağım toplanmadan bırakılmalı..
Kapının seside alalade bir ses olmalı.. Her zaman ki gibi.. Her zaman ki bir çıkış.. her zaman ki gibi bir gidiş..
Gecenin en ucunda gördüğüm karartı.. Saçları boyasız sen.. Gülüşün masumca ve uzak.. Gecenin bir ucu.. Yani nerden baksan cehennemin sanrısı.. Ama birden gelivermiş yanıma.. Nasıl.. Telaşlıyım galiba..
Bırakarak kaçtığım kendimden, koşarak kavuştuğum sana nasıl anlatmalıyım.. Nasıl anlatmalıyım hep düzgün ve iyi olacağımı.. Nasıl inandırmayım tanrıyı yazgıma meryemi eklediğinde ona vereceğimi..
Ne kadar korkunç.. Aman sanrım.. amannn yalnış oldu.. tanrım.. Rüya olmamalı her sabah uyanıkken gördüğüm.. Ya da her akşam sevdiğim hayal değildir herhalde..
Sanrıyı yaratan tanrının musa ile konuşmasında şaşılacak ne var.. Ben şimdi ulaşılmazım olan sana tapsam.. Kaç yüzyıl sonra benim tanrım olabilirsin..
Ya da seni seni bana yazmalı tanrı.. O zaman seni ona rakip göstermeyeceğime inanabilirsin…

Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.
O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
Umutla kurudum sensiz.
Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin.
Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan
Bir boşluktan içeri girdim her gece,
Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.
Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? ve parmakların ince ve kısa mı?
Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip,
Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik.
Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan,
sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi.
Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim.
Acıyı görmek mi istiyorsun.
Gözlerime bak!
Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir’ini oku,
Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde.
Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık.
Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece.
Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü.
Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde.
Tek avuntum bu şimdilik.
Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben,
Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın?
Ölüm’müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen.
Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde,
Kavuşma vakti olacak benim için ölüm.
Dudaklarımda ki acı tat?
Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek?
Ne yazık hiç bilemeyeceğim.
Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Sen uzakta çok uzakta
Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın,
Benim gibi.
Seni seviyorum,
Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime,
Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de
İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı,
Haykırışı bu sevdiğim.
Sana ulaşamasam da,
Biliyorum ki zavallı kalbim
Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde
Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın
Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun.
Biliyorum beni sevdiğini
Acıyı tattığını da benden uzaklarda
Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin?
Acı tek taraflı olsaydı,
Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu.
Ama yokluk kötü sevdiğim.
Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü.
Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların,
Yüzüne hasret kaldığım günlerde
Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim.
Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını
Ve eminim ağlayacaksın.
Ağlamak seni ben yapar sevdiğim
Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak.
Her gün Beykoz’da oturup kendimi dinlerim
Oysa konuşan sendin hep benimle,
Ne martıların vapurlara takılışı,
Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim.
Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim.
Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında.
Gözlerim ve ben her Beykoz’a inişimizde
Bir gün seninle bir bankta oturup
Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik.
Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda.
Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki
Adım adım yok oluşumu izliyorum
Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle.
Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara,
karanlıklara bakıyorum mütemediyen
Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum?
Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp
Rabbime ettiğim dualarım,
Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden
Rabbimin bir bildiği var deyip
Kabul olmadığında dualarımın
Tekrar tekrar yalvarmalarım.
Acımasız olan ne sensin ne de ben,
Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece
Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım.
İnsan yaşamın değerini
Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor
Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil
Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin
Gözlerinin önünden geçmesi değil.
Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim.
Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı
Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin
Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş
Ve ben o ateşle yanmayı,
Sırf seni sevmek olduğu için
İnan bana çok sevdim….
Her zaman sana aittim aslında,
Ama seni göremiyordum
Her zaman beğenildim çok,
Çünkü sen kendine güvenen kadınlardan hoşlanıyordun.
Kimseyi sevemedim öncesinde,
İlk olmayı istiyordun benim için.
Senin için yarım kaldı her şey
Tamamlayıcım olmanı bekliyordum.
Her şeye ye doydum sensizlikte
Tek açlığım sen olmalıydın geldiğinde
Tüketmedim ortak zevklerimizi
Paylaşacak çok şeyimiz olsun diye
Yaşamıştın her şeyi sen benden önce
Çünkü böyle güvende hissediyordum kendimi
Korkutmuyordu hayat senin yanında
Dik başlıydın başlarda, soğuktun
Çünkü o gülen yüzünü sadece bana bakarken görmek istiyordum.
Hoş buluyordu herkes seni,
Çünkü kıskanmamı istiyordun seni delicesine
Düşünüyorum bazen neden bu kadar zor olduğunu
Aşktı çünkü bu, imkansızdı
Ulaşamadığımız aşkın adı imkansızlıktı bizim için
Ben olmam diyorduk, yada çok oldum ama bitti
Belki korkuyorduk bulamamaktan
Ve düşünerek gururumuzu
Aşk yok diyorduk, inkar ediyorduk çoğu zaman
Giderek zorlaştı aşk imkansız oldu ve yok oldu…
Bir şey olmuştu o gün
Güzeldi, çekiciydi, Sonu yoktu, eğlenceliydi bu yüzden
İlk günden farklıydı sanki…Üzüyor muydu?
Hayır! Mutlu olmak içindi.
Kurtulamıyorduk. Kurtulmak isteyen kimdi zaten.
‘’Ki istediğimde kurtulurum bir çırpıda’’ diyorduk
Zordu,imkansızdı. Evet bu aşktı
Acıtıyordu, ama kurtulamıyorduk
Kurtulmak istiyorduk. hayır kurtulamıyorduk
Çünkü istediklerimiz bize ait olmuşlardı her zaman
Hırs oldu bazen ismi, bazen de macera…
Hem kötüydük, hem masum
İfade etmeyi bırak, tanıyamıyorduk bile kendimizi
Aşktı işte bu.Onu da yaratmıştık kendimize
Bulduk işte evet! İmkansızdı, zordu da…
Geceleri uyutmuyordu da…
Hem de aşkların en zoru, en imkansızı, en acıtanı Vazgeçiyorduk olmuyordu
Kaçtıkça daha da hızlı oluyordu geri dönüş adımları
Ve bir adım daha yakın oluyorduk her dönüşte
Ölümün diğer ucuydu aşk…
Ölmek kolay olan ucuydu sadece
Ama ölmek istemiyorduk
O tenler kavuşmalıydı çünkü
Belki bu yaşamda, belki başka yaşam da diyorduk
Ama mücadele ediyorduk yinede
Bu yaşamda bizim olmalıydı diğerleri gibi.
Artık biliyorduk amaçtı bu.
Birbirimizi bulmak için gelmiştik
Sondan başladı hikayemiz
Bilinen başlardan sıkılmışçasına
Her zaman beraberdik aslında
Aşıktık,sadıktık..ama aşk zordu.. imkansızdı
Kavuşmak zordu bizim için
Çünkü biz zor olanı seviyorduk
gideceğini düşünmek
öleceğimi düşünmek gibi
ne kadar geç olsa o kadar güç
hayatta kalan uzuvlarım
yorgun